Hangi İşyerlerinde İş Güvenliği Uzmanı Bulundurmak Zorunlu? (2026)
6331 sayılı İSG Kanunu'na göre hangi işyerlerinde iş güvenliği uzmanı bulundurmanın zorunlu olduğunu, tehlike sınıflarını ve güncel yasal yükümlülükleri 2026 rehberimizde detaylıca inceleyin.

İş sağlığı ve güvenliği (İSG), günümüz modern çalışma hayatının en temel ve vazgeçilmez unsurlarından biridir. Türkiye'de çalışma hayatını derinden şekillendiren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, iş kazalarını ve meslek hastalıklarını önlemek amacıyla proaktif bir yaklaşım sunmaktadır. Bu proaktif yaklaşımın sahadaki en önemli uygulayıcıları ise şüphesiz iş güvenliği uzmanlarıdır. Peki, 2026 yılı itibarıyla hangi işyerlerinde iş güvenliği uzmanı bulundurmak zorunlu? Bu sorunun cevabı, işyerinin tehlike sınıfından çalışan sayısına kadar bir dizi yasal kritere dayanmaktadır.
Bu kapsamlı rehberimizde, işverenlerin ve İSG profesyoneli adaylarının en çok merak ettiği yasal zorunlulukları, tehlike sınıflarını ve cezai yaptırımları tüm detaylarıyla ele alacağız.

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun Kapsamı
Türkiye'de iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının anayasası niteliğinde olan 6331 sayılı İSG Kanunu, kural olarak kamu ve özel sektör ayrımı yapmaksızın tüm işyerlerini ve çalışanları kapsamaktadır. Kanunun temel felsefesi, işyerlerinde risklerin kaynağında yok edilmesi ve güvenli bir çalışma kültürünün oluşturulmasıdır.
İlgili mevzuat çerçevesinde, işverenler çalışanlarının sağlığını ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğün yerine getirilebilmesi için de işyerinin niteliğine uygun profesyonellerin görevlendirilmesi şart koşulmuştur. Mevzuatın getirdiği detaylı yükümlülükleri ve güncel düzenlemeleri takip etmek için İSG Mevzuatları sayfamızı inceleyebilirsiniz.
İşyeri Tehlike Sınıfları ve İSG Uzmanı Zorunluluğu
İş güvenliği uzmanı bulundurma zorunluluğu, temel olarak işyerinin "Tehlike Sınıfı"na göre belirlenmektedir. İşyerleri, yaptıkları asıl işin niteliğine (NACE koduna) göre üç ana tehlike sınıfına ayrılır: Çok Tehlikeli, Tehlikeli ve Az Tehlikeli. Her bir tehlike sınıfı için görevlendirilmesi gereken iş güvenliği uzmanının belge sınıfı (A, B veya C) farklılık göstermektedir.
Çok Tehlikeli Sınıfta Yer Alan İşyerleri
Maden ocakları, inşaat şantiyeleri, ağır metal sanayi, tersaneler ve tehlikeli kimyasallarla çalışılan tesisler genellikle "Çok Tehlikeli" sınıfta yer alır. Bu işyerlerinde risk potansiyeli ve olası bir kazanın şiddeti en üst düzeydedir.
Çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde, en üst düzey yetkinliğe sahip olan A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı bulundurulması zorunludur. A sınıfı uzmanlar, yılların getirdiği saha tecrübesi ve zorlu eğitim süreçlerinden geçerek bu belgeyi almaya hak kazanırlar. Kariyerini bu yönde ilerletmek ve en üst düzey yetkinliğe ulaşmak isteyen profesyoneller A Sınıfı İş Güvenliği Kursu programlarımıza katılarak sınavlara hazırlanabilirler.
Tehlikeli Sınıfta Yer Alan İşyerleri
İmalat sanayi, tekstil fabrikaları, gıda üretim tesisleri, ahşap ve mobilya atölyeleri gibi üretim ağırlıklı birçok sektör "Tehlikeli" sınıf kategorisinde değerlendirilmektedir. Bu işyerlerinde makine koruyucuları, ergonomik riskler ve gürültü gibi fiziksel risk etmenleri ön plana çıkar.
Tehlikeli sınıfta yer alan işletmelerin, yasal olarak en az B Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı görevlendirmesi gerekmektedir. İlgili mevzuat çerçevesinde, belirli şartları sağlayan C sınıfı uzmanlar da bazı durumlarda bu sınıfa bakabilmekle birlikte, asıl kural B sınıfı belgeye sahip olmaktır. Bu alanda yetkinlik kazanmak isteyen uzmanlar B Sınıfı İş Güvenliği Eğitimi alarak kariyerlerinde bir üst basamağa geçebilirler.
Az Tehlikeli Sınıfta Yer Alan İşyerleri
Ofisler, perakende satış mağazaları, bankalar, okullar, lokantalar ve oteller genellikle "Az Tehlikeli" sınıf içerisinde yer almaktadır. Az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde, temel İSG eğitimlerini tamamlamış ve Bakanlıkça yetkilendirilmiş C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı bulundurulması zorunludur.
Birçok kişi ofis ortamlarında iş kazası riskinin olmadığını düşünse de, ergonomik rahatsızlıklar, elektrik kaynaklı riskler, kayma/düşme vakaları ve acil durum yönetimi gibi konular az tehlikeli işyerlerinde de hayati önem taşır. Sektöre yeni adım atacak adaylar için C Sınıfı İş Güvenliği Kursu başlangıç noktasıdır.

Çalışan Sayısının Etkisi ve Yasal Süreçler
İş güvenliği uzmanı bulundurma zorunluluğunda tehlike sınıfının yanı sıra "çalışan sayısı" da tarihsel süreçte belirleyici bir rol oynamıştır. 6331 sayılı Kanun ilk yürürlüğe girdiğinde, uygulamanın kademeli olarak hayata geçirilmesi planlanmıştır.
Çok tehlikeli ve tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için çalışan sayısına bakılmaksızın (1 çalışanı dahi olsa) iş güvenliği uzmanı görevlendirme zorunluluğu uzun süredir tam anlamıyla uygulanmaktadır. Az tehlikeli sınıfta yer alan ve belirli bir sayının altında çalışanı olan işyerleri için ise yasal zorunluluğun başlama tarihi, mevzuat değişiklikleri ile belirli dönemlerde güncellenmiştir. 2026 yılı itibarıyla yürürlükteki mevzuat ve Bakanlık tarafından belirlenen takvim doğrultusunda, işyerlerinin güncel yükümlülüklerini İSG-KATİP sistemi üzerinden takip etmeleri ve gerekli atamaları yapmaları yasal bir zorunluluktur.
İSG Profesyonelleri Ekibi: Sadece İş Güvenliği Uzmanı Yeterli mi?
İş sağlığı ve güvenliği, çok disiplinli bir alandır ve takım çalışması gerektirir. Kanun, tehlike sınıfı ve çalışan sayısına bağlı olarak sadece iş güvenliği uzmanı değil, aynı zamanda sağlık profesyonellerinin de görevlendirilmesini emreder.
Bir işyerinde sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı tesis edilebilmesi için iş güvenliği uzmanının, İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personeli (DSP) ile koordineli çalışması gerekir. İşyeri hekimleri, çalışanların periyodik muayenelerini yapar ve meslek hastalıklarını önlemeye yönelik tıbbi tedbirleri alır. Hekimlik kariyerini iş sağlığı alanına taşımak isteyen tıp doktorları İşyeri Hekimliği Eğitimi alarak bu alanda yetkilendirilirler.
İş Güvenliği Uzmanı Bulundurmamanın Cezai Yaptırımları
6331 sayılı İSG Kanunu'nun getirdiği yükümlülüklere uyulmaması durumunda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından ciddi idari para cezaları uygulanmaktadır. İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirmeme cezaları, kural ihlalinin yapıldığı her ay için katlanarak artmaktadır.
İdari para cezalarının yanı sıra, uzman bulundurmamanın asıl ağır faturası olası bir iş kazası durumunda ortaya çıkar. İş kazası sonucunda yaşanabilecek hukuki ve cezai süreçler, tazminat davaları ve işletmenin yaşayacağı itibar kaybı, İSG hizmetlerine ayrılacak bütçenin katbekat üzerindedir. Bu nedenle, iş güvenliği uzmanı istihdam etmek bir masraf kalemi değil, işletmenin geleceğine yapılan hukuki ve vicdani bir yatırımdır.
İş Güvenliği Uzmanı Nasıl Olunur?
İşyerlerinde bu hayati görevi üstlenmek isteyen kişilerin belirli aşamalardan geçmesi gerekmektedir. İlgili mevzuata göre mühendislik, mimarlık fakültesi mezunları, teknik öğretmenler, fen fakültelerinin fizik, kimya, biyoloji bölümleri mezunları ve meslek yüksekokullarının iş sağlığı ve güvenliği programı mezunları iş güvenliği uzmanı olabilirler.
Süreç genel olarak şu şekilde işler:

Sonuç
Özetle, "Hangi işyerlerinde iş güvenliği uzmanı bulundurmak zorunlu?" sorusunun cevabı, 6331 sayılı Kanun kapsamında oldukça nettir. İşletmenizin tehlike sınıfı ne olursa olsun, güvenli bir çalışma ortamı sağlamak yasal bir zorunluluk ve insani bir sorumluluktur. İşverenlerin, idari para cezalarıyla veya daha kötüsü iş kazalarıyla karşılaşmamak adına mevzuatın gerektirdiği uzman atamalarını İSG-KATİP üzerinden zamanında yapmaları büyük önem taşımaktadır.
Eğer siz de iş sağlığı ve güvenliği alanında profesyonel bir kariyere adım atmak, yetkinliklerinizi artırmak veya kurumunuzun eğitim ihtiyaçlarını karşılamak istiyorsanız, doğru yerdesiniz. Ofis Akademi olarak Tüm Eğitimlerimiz hakkında detaylı bilgi almak, güncel mevzuat ve sınav süreçleri hakkında danışmak için vakit kaybetmeden bize ulaşın.